✱Bu yazı bir devamdır
Bu metin, sitedeki Terminoloji 7: Kaderin Çözünürlüğü, Tasarım, İrade ve Esnek Determinizm yazısının doğrudan devamıdır; yazar da metnin başında önceki yazıya atıf yapar. Ayrı bir Medium yazısı olduğu için burada ayrı bir makale olarak duruyor, ancak `Terminoloji` serisinin sekizinci bölümü değildir — yazarın ilan ettiği seri yedi parçadır. Türkçe metin yazarın kendi kalemidir; İngilizce sürüm çeviridir.
Önceki yazıda yaratılış → tasarım → takdir/hidâyet zincirinin, evrendeki her varlık için işleyen dinamik bir süreç olduğuna değinmiştik. Bu kez aynı hakikati çok-ölçekli (multi-scale) bir mercekle inceleyeceğiz.
Üç mercek
Aynı hakikate çok-ölçekli bakış
Bilgi teorisi
“Yazılamaz” genişlikteki hâdiseleri özetler
Emergent kavramlar
Sonsuz mikrodurumu tek cümlede toplar
Kuantum fiziği
“Açık sistem” fikrini bilimsel zemine taşır
Sağlam bir kader inancının dört ölçütü
TETİK
Allah'a yönlendirmeli
Kader inancı insanı her şartta Allah'a yöneltmelidir.
HÂL
Gayreti kesmemeli
İnsanı gayretten ve cehdden alıkoymamalı.
HÂL
Gözlemle uyumlu olmalı
Bilimsel gözlemlerle barışık olmalı.
SONUÇ
Mantıken ayakta durmalı
Mantıksal zeminde ayakta kalabilmeli.
Kader inancının yanlış kullanılmasına karşı şu iki rivayet karşımıza çıkar:
❝
“Ey Allah'ın Resûlü! Şifa niyetiyle yaptığımız okumalar, tedavi olduğumuz ilaçlar ve korunma tedbirleri, Allah'ın takdirinden bir şeyi geri çevirir mi?” — “Onlar da Allah'ın takdiridir.”
— Ebû Huzâme'nin babasından — Tirmizî, Tıb 21
❝
“Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun?” — “Evet, Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz.”
— Hz. Ömer'in Ebû Ubeyde'ye cevabı, Şam seferinde veba haberi üzerine — Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 98
❝
Burada esasında olan şey, beşerî kararın (ölçek-1) küllî kaderin (ölçek-∞) içinde yeni bir yol seçmesidir. Çok-ölçekli bakış, irade + kader gerilimini uyumlu biçimde açıklar.
Bilgi İçeriği ve “Kaderi Yazmak” Paradoksu
Düşünün ki N objenin, her biri K parametreyle tarif edilen kapalı bir sistemimiz var. Hadi zamanı da sayılabilir (discrete/countable, T ∈ ℕ) kılmış olalım. Sistemin tüm durumlarını %100 tanımlamak için, her bir objenin konumunu ve diğer objelerle olan ikili, üçlü — bütün — ilişkilerini, tüm zamanlar için kaydettiğimiz bir yazı düşünün.
“Kaderi tam yazmak” fikrinin kendini boşa çıkarışı
TETİK
Doğal dille yaz
Böyle bir yazının bilgi içeriği H ≈ log N + log K + log T'den çok daha fazla olur — çünkü doğal dil, “hafızası sınırlı insan”ın sağlam (robust) iletişimi için optimize edilmiştir.
HÂL
Matematiğe sıkıştır
Bilgi genelleyici formüllere sıkıştırılabilir. Ama bu sefer de yaşanacak tüm hâdiseleri %100 çözümlemek için hesap yapılması gerekir — ki bu, hâdiseleri yaşamakla eşdeğerdir.
HÂL
Doğrudan kaydet
Levh-i mahfûz itirazı: ilâhî bir kayıt cihazıyla olanı biteni kaydetmek ilk bakışta çözüm görünür. Ancak o kayıt zaten hâdiselerin ikinci kez yaşanması gibidir; o kayıttaki uzayın, objelerin, kişilerin — klasik anlamda — kaderi olmaz.
SONUÇ
Öyleyse: özetleyici bir işlem
Kaderi bizim anlayacağımız ölçekte kodlamak, zorunlu olarak özetleyicidir; başka türlü mümkün değildir.
✱Terim — computational irreducibility
Hesaplamalı indirgenemezlik: bazı sistemlerin gelecekteki durumunu bulmanın, adım adım simüle etmekten daha kısa hiçbir yolu yoktur — kestirme bir formül yoktur. Yazarın kilit hamlesi burada: eğer kaderi tam çözmek onu adım adım hesaplamayı gerektiriyorsa, hesaplamak yaşamaktan ucuz değildir. Kavram Stephen Wolfram'a aittir; yazar doğrudan Wikipedia maddesine atıf yapar.
Üstelik kâinat, mutlak mânada kapalı değil, Allah'ın irâdesiyle açık bir sistemdir. Dolayısıyla “tam yazmak” veya “tam kaydetmek” fikri, bilgi-içeriği açısından kendi kendini boşa çıkarır. Zaten eşya ve hâdiselerin %100 aynıyla bir yerde yazılı olmasının bir anlamı da yoktur.
Hâdiseler, aktüel varoluş ânında taşıdıkları bilgiden daha düşük entropiye (daha az seçeneğe) sahiptir. Video kaydı bile o ânı tekrar üretmeye kalktığında yeni bilgi ekler.
❝
Bu da kaderin aslında bir bilgisayar oyununun kaynak kodu gibi üretken, dinamik bir kalıp olduğu anlamına gelir.
Emergent Kavramlar ve Faz Uzayı
Bir diğer mesele şu: bir hâdiseyi yazarken, anlatırken kullandığımız kavramlar emergent kavramlardır. Meselâ bir cismin sıcaklığının 30 °C olması, moleküller ölçeğinde ≈ 10¹²⁰ veya çok daha fazla farklı mikroduruma tekabül eder.
Aynı hüküm, iki ölçek
Makro ölçek — tek bir değer
Termometreyle ölçtüğümüz ve yazdığımız tek bir sıcaklık: “30 °C”.
Sıcaklık, moleküllerin enerjilerinin bir cins ortalama davranışıdır
Emergent bir hüküm: “bardağın sıcaklığını 30 derecede tutacağım”
→Emergent bir hüküm yazılı ise, bu hüküm mikro ölçek için faz uzayındaki bir hacme karşılık gelen bir kalıptır — tek bir noktaya değil.
Mikro ölçek — devasa bir hacim
Aynı hüküm, faz uzayında bir invaryans bölgesine karşılık gelir.
Bardaktaki herhangi iki molekülün hızını değiştirsem ortalama davranış — yani sıcaklık — değişmez
O hacim içerisindeki herhangi bir nokta bu hükmü gerçekleştirir
❝
“Filanca adam, filanca kavşakta bir kamyon çarpmasıyla vefat edecek.” Bu cümle doğru kalsa bile, alt ölçekte neredeyse sonsuz sayıda olası gerçekleme vardır: kamyonun modeli, lastik basıncı, hava sıcaklığı, sürücünün nabzı…
Emergent dil seviyesinde tek bir tümce, mikroskobik seviyede hazmedilemeyecek genişlikte bir faz hacmini kapsar. Kaderi okumak, böyle bir çoklulukla karşılaşmaktır. Bu örneklerden sonra siz de esnek determinizm ve kaderin kalıp olması anlayışını daha makul, daha organik bulmuyor musunuz?
“Kalem-i Kader”: Yazılan Değil, Yazandır
Üstad Bediüzzaman, kaderden bahsederken özellikle “kalem-i kader” tabirini kullanır. Kader = dinamik yazan; kâinat = okunan bir kitap. Yani kader, bitmiş bir metin değil, canlı bir icraat programıdır.
Kader nedir, ne değildir
Tek seferlik, bitmiş ve kapanmış bir metin.
Yazılan, okunup biten bir şey
→
Her an işlemesini sürdüren, girdilere tepki verebilen bir execution motoru.
Yazan — yazılan değil
Bir oyunun kaynak kodu gibi üretken
Maslahat ve İnanç Dengesi
“Hayrihî ve şerrihî minallâh.” İman esaslarında kaderin zikredilmesi, insanın ıstırap ânında sahipsiz olmadığını bilmesi içindir. Hikmetsiz görünen olaylar bile, daha geniş ölçekte rahmete açılan kapılar olabilir.
İki uç, iki kayıp
Her şey önceden ve değişmez biçimde yazılmıştır.
→Çok-ölçekli kader modeli, hem insanın iradesini korur hem de hâdiselere bir “hikmet penceresi” sunar.
Hiçbir şey belirlenmemiştir; her şey saf tesadüftür.
Bilimsel Katman: Kuantum Dalga Fonksiyonu
✱Dalga fonksiyonu ne yapar, ne yapmaz
Kuantum dalga fonksiyonu (ψ), olası durumları çizer — ama hangisinin gerçekleşeceğini belirlemez. Kesinlik, gözlem + sistem + çevrenin ortak etkileşimiyle doğar. Yazarın buradan çıkardığı sonuç: elektronun nihaî hâli, yalnız “elektron”un değil, evrenin geri kalanının da kaderidir. Sistem açık oldukça, “tam kesin state” kavramı teorik bir sınır olmaktan öteye geçmez.
Çok-ölçekli kader anlayışı ne yapar
1 · Özetler
Bilgi teorisi ile “yazılamaz” genişlikteki hâdiseleri özetler
2 · Toplar
Emergent kavramlar üzerinden sonsuz mikrodurumu tek cümlede toplar
3 · Zemine taşır
Kuantum fiziği sayesinde “açık sistem” fikrini bilimsel zemine taşır
❝
Kader inancı, insanı Allah'a yaklaştıran bir vesile olmalı; irade ve gayreti zayıflatmamalı; bilimsel gözlemle barışık olmalı ve düşünsel tutarlılık içinde yaşatılmalıdır.
✱Yazar hakkında · seri
Bu metin Felsufi'nin kendi görüşüdür ve Medium'daki özgün yazısından alınmıştır; site editoryal bir hakemlik uygulamamıştır. Metinde anılan iki rivayetin kaynakları yazarın verdiği şekliyle korunmuştur (Tirmizî, Tıb 21; Buhârî, Tıb 30 ve Müslim, Selâm 98). Kalem-i kader tabiri Bediüzzaman Saîd Nursî'ye aittir. Yazının ilk kısmı için sitedeki Terminoloji 7 yazısına bakınız; emergence ve faz geçişi kavramları Terminoloji 5: Makro/Mikro Durumlar yazısında ayrıntılandırılmıştır.