Kur'ân'da geçen sayılar ve her birinin neyin sayısı olduğu: altı gün, yedi sema, on iki pınar, kırk gece, üç yüz dokuz yıl, bin yıl, elli bin yıl, yüz bin kişi. Elli sayı altı grupta, elli altı kaynakla; miras kesirleri ile Kehf 18:25'in üç yüzü ve dokuz fazlası görselleştirilmiş. Harf veya kelime sayımından bir örüntü çıkarılmaz.
Kur'an'da Sayılar·Metinde geçen sayılar ve neyin sayısı oldukları50 sayı · 6 grup · 56 kaynak←Anasayfa
﷽
اِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
"Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık."
— Kamer 54:49
Bu sayfa metinde geçen sayıları toplar ve her birinin neyin sayısı olduğunu gösterir. Harf ya da kelime sayımından bir örüntü çıkarmaz.
METİNDE GEÇEN SAYILAR
Kur'an'da Sayılar
Altı gün, yedi sema, on iki pınar, üç yüz dokuz yıl, elli bin yıl
BÜYÜKLÜK EKSENİ
Eksen birden yüz bine kadar, küçükten büyüğe sıralanır. Ölçüt şudur: âyetin lafzında verilen sayılar ve âyetin kendi açıkça söylediği toplamlar. Aynı sayıya bağlanan kalemler üst üste yığılır, böylece metinde tekrar eden sayılar görünür hâle gelir. Bir noktaya dokununca âyeti açılır. Yuvalar eşit aralıklıdır, yani aradaki mesafe sıra gösterir, oran göstermez.
Eksende 32 kalem var. Dar ekranda eksen yana kaydırılır. A'râf 7:142'nin kırkı, Bakara 2:196'nın onu ve En'âm 6:143'ün sekizi eksene girer, çünkü toplamı âyet kendi söyler. Kehf 18:25'in üç yüz artı dokuzu, Ankebût 29:14'ün çıkarması ve Bakara 2:261'in çarpımı girmez. Kesirler, dağıtım kalıpları ve gramer biçimleri de tek bir nicelik noktası taşımaz; aşağıdaki gruplarda tam metinleriyle dururlar.
Yaratan ve yaratılış
Allah'ın birliği, göğün katları, yaratılışın günleri, meleklerin kanatları. Bu sayıların bir kısmı Kur'an'da tekrar tekrar, aynı kalıpla geçer.
Bakara 2:163 aynı sayıyı ilâh için kullanır: "İlâhınız bir tek Allah'tır."
Kur'an'da bir sayısı çoğu yerde Allah'ın birliğini anlatır ve orada bir vasıf bildirir. Sayma sayısı olarak da geçer, örneğin Sâd 38:23'te "bir tek koyun".
Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır.
Talâk 65:12 ile birlikte "yedi gök" ifadesi toplam yedi âyette geçer: Bakara 2:29, İsrâ 17:44, Mü'minûn 23:86, Fussilet 41:12, Mülk 67:3 ve Nûh 71:15. Nebe' 78:12'de "yedi sağlam", Mü'minûn 23:17'de "yedi yol" denir; bu iki âyette "semâvât" kelimesi geçmez.
Yedi, Kur'an'ın gök tasvirinde en sık geçen sayıdır. Talâk 65:12 yerden de "onların bir benzerini" der, ancak "yedi kat yer" ifadesini kullanmaz. Sayım, "sebʿ" ile "semâvât" kelimelerinin aynı âyette bulunduğu yerleri alır; beşinde ifade nekre (sebʿa semâvât), İsrâ 17:44 ile Mü'minûn 23:86'da marifedir (es-semâvâtü's-sebʿ).
Bediüzzaman · Lem'alar, On İkinci Lem'a, Birinci Mesele-i Mühimme
Âyetin sarahatinde "yedi kat arz" dememiş […] Yedi tabaka olarak halk ettim, demiyor. […] Misliyet ise mahlukıyet ve mahlukata meskeniyet cihetiyle bir teşbihtir.
Bediüzzaman âyetin ne dediği ile ne demediğini ayırır: Talâk 65:12 gökler için yediyi söyler, yer için "onların bir benzeri" der ve orada bir sayı vermez. Aynı bahiste küllî bir mananın birden çok mâsadakı olabileceğini de kaydeder.
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ın üzerine istiva edendir.
Aynı ifade A'râf 7:54, Yûnus 10:3, Hûd 11:7, Furkân 25:59, Secde 32:4 ve Kâf 50:38'de tekrarlanır.
Kur'an'da "gün" kelimesi her yerde yirmi dört saat anlamında değildir; Hac 22:47 ve Meâric 70:4 aynı kelimeyi çok başka ölçülerle kullanır.
Bediüzzaman · Sözler, On Dördüncü Söz, Birinci Mesele
"Altı günde gökleri ve yerleri yarattık." demek olan hem belki bin ve elli bin sene gibi uzun zamandan ibaret olan eyyam-ı Kur'aniye ile insan dünyası ve hayvan âlemi altı günde yaşayacağına işaret eden hakikat-i ulviye […]
Burada "eyyâm-ı Kur'âniye" tabiri altı günü bin ve elli bin yıllık ölçülerle birlikte anar; yani Kur'an'ın "gün" kelimesini tek bir uzunluğa bağlamaz.
Deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah'ın sözleri tükenmez.
Buradaki yedi bir temsilin ölçüsüdür: sayılamayanı anlatmak için sayılabilir bir miktar verilir. Râzî bunu açıkça söyler, aşağıya bakınız.
KLASİK TEFSİR
Râzî bu âyetteki yediyi bir sınır saymaz: "Yedi, onların yedide sınırlı olmasından değildir; işaret edilen, artırma ve çokluktur, bin deniz olsa bile." Yedinin sayılar arasından seçilmesini de gerekçelendirir: yer yedi iklimle, zaman yedi günle sayılır ve gezegenler yedidir, bu yüzden yedi âdeten çokluğu kuşatan sayı hâline gelmiş ve "her çok için kullanılmıştır". Sonunda şunu söyler: "Çokluğu bildirmek istendiğinde yedi zikredilir."